“Sevgili Yelena Sergeyevna”, bir doğum günü kutlamasıyla başlayıp gençlerin zorbalığıyla kabusa dönüşen bir geceyi gözler önüne seriyor. Oyun, doğrularımızla, yanlışlarımızla, düşüncelerimizle, duygularımızla, davranışlarımızla sınanacağımız bir yolculuğu anlatıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Lyudmila Razumovskaya’nın yazdığı, Belgi Paksoy’un çevirdiği, Bora Seçkin’in yönettiği “Sevgili Yelena Sergeyevna” oyununu seyirciyle buluşturdu.

“Sevgili Yelena Sergeyevna”, 28 Ocak 2026 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde ilk gösterimini yaptı.

Oyunun ilk gösterimine, Genel Sanat Yönetmeni Yardımcısı Emrah Özertem ve ekibi yalnız bırakmayan oyunun çevirmeni Belgi Paksoy’un yanı sıra çok sayıda basın mensubu ve sanatçı katıldı.

İzlenmesi Gereken Sarsıcı Bir Baş Yapıt

Oyun, masum bir kutlamayla gelen bir sevgi gösterisiyle başlar. Ancak bu kutlamanın altındaki karanlık niyet çok geçmeden ortaya çıkar. Öğrencilerin asıl amacı, matematik sınav kağıtlarının saklandığı kasanın anahtarını almaktır…

“Sevgili Yelena Sergeyevna”, eğitim sistemindeki rekabetin, gençleri nasıl birer canavara dönüştürebileceğini ve vicdanın, hırs karşısında nasıl savunmasız kalabileceğini anlatan, izlenmesi gereken sarsıcı bir baş yapıt.

Dramaturgisini Hande Ören’in, dekor ve kostüm tasarımını Almila Altunsoy’un, ışık tasarımını Özcan Çelik’in, efekt tasarımını Emrah Can Yaylı’nın yaptığı, fotoğraflarını Ahmet Çelikbaş’ın çektiği oyunda  Ayşecan Tatari, Cihat Faruk Sevindik, Direnç Dedeoğlu, Elyesa Çağlar Evkaya, Hazal Uprak rol alıyor.

Oyun, 29-31 Ocak 2026, 4-7 Şubat 2026 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde, 25-28 Şubat 2026 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

Oyunun Konusu:

İdealist ve ilkeli matematik öğretmeni Yelena Sergeyevna mütevazı evinde annesiyle birlikte yaşamaktadır. Okul dışında uzun süredir hasta olan annesiyle de ilgilendiği rutin bir günün sonunda evinin kapısı çalınır. Öğrencileri o gün doğum günü olan öğretmenlerini kutlamak için ellerinde çiçekler ve hediyelerle kapıda durmaktadır. İlk bakışta oldukça sıradan bir kutlama olarak başlayan gece ilerleyen saatlerde bambaşka bir boyut alır. Etekteki taşların dökülmesi ile bu sürpriz ziyaretin masum bir kutlamadan fazlası olduğu ortaya çıkar.

Sovyetler Birliğinde geçen ve Perestroyka’nın ilk yıllarında kaleme alınan oyun, etik çöküşün eşiğindeki bir toplumu mercek altına alıyor. Değerler çatışması ve bireysel çıkarlar uğruna neler yapılabileceği başta olmak üzere bugün hala varlığını koruyan pek çok soruna da ışık tutmayı ihmal etmiyor.

İyi seyirler…

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı